Bu yazı 20 Subat 2012, Pazartesi 01:04:06
eklenmiştir. 465 kez okunmuştur.
Yazar : Uğur ÖZCAN
Son günler de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği dindar bir gençlik söylemi Türkiye’de çok tartışılır oldu. Bu tartışmalar bazen çok sert tepki aldı Erdoğan’dan. Erdoğan İstanbul Gençlik Kongresinde tekrar dile getirdi bu konuyu.
Son günler de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği dindar bir gençlik söylemi Türkiye’de çok tartışılır oldu. Bu tartışmalar bazen çok sert tepki aldı Erdoğan’dan. Erdoğan İstanbul Gençlik Kongresinde tekrar dile getirdi bu konuyu.
Peki, Başbakan haksız mıydı bu konu da. Bu soruya herkesin bir yanıtı olabilir fakat toplumsal araştırmalar en doğruya götüren sonucu verebilir belki.
Türkiye’de bir üniversitede gençler arasında yapılan bir araştırmaya göre İbadetlerini sürekli olarak yerine getiren kişilerin, bireysel ve toplumsal ilişkilerin de daha hoş görülü ve yapıcı oldukları söylenegelen bir özelliktir. Çünkü ibadetler kişide iç ve dış kontrolü sağlayarak benlik arzularını engeller ve başkalarına karşı ölçülü ve saygılı olmaya sevk ederler. Söz konusu araştırmada namaz kılan ve orucunu tutan gençlere namaz kılmayan ve oruç tutmayanlara karşı gösterilen tavrı sorulduğunda “iyi niyetli ve hoş görülü yaklaşırım” şeklinde cevaplanmıştır. Bu cevap bile dindar neslin toplumsal huzuru pekiştirdiği anlamına gelebilir.
Gençler arasında yapılan başka bir araştırma sonucunda ise sigara, alkol ve uyuşturucu kullanma alışkanlığının dindar olan gençlerde çok daha az görüldüğü şeklindedir.
Yalnızca bu iki araştırma bile Başbakan Erdoğan’ın haklılığını pekiştirir niteliktedir.
Meseleye toplumsal açıdan bakacak olursak ülkemizde gençlik gruplarının halletmesi gereken önemli sorunlarının olduğu bilinmektedir. Gençlik çağı da daha karmaşık ve güçlü bireysel ve yaşamsal gelişme gösterme; engelleri kendi çabasıyla aşabilme ve hayata yeni bir yön verme dönemidir. Genç insan bu döneminde din konusunda da hayatının diğer safhalarını etkileyecek bir tavır ve tutum geliştirme durumundadır. İbadetlerini yerine getirme oranı yüksek olan gençlikte hayatın zorluklanı aşmak daha kolay olacaktır. Dini hayatı ve ibadetleriyle umut tazeleyen, hayatın anlamını yakalayan bu gençler, şiddetli sıkıntı, kaygı, öfke duygularını, büyük olumsuz düşünce değişimlerini daha az yaşamakta, ruh sağlığı açısından hayatın belki de en zor dönemi sayılan gençlik yıllarını daha az sıkıntılarla aşmaktadırlar denilebilir.
Hal böyle iken dindar bir gençliğin Türkiye’ye çok faydalı olacağı şüphe götürmez bir gerçektir. Bu açıdan Başbakanın sözleri ile ne anlatmaya çalıştığı doğru anlaşılmalı ve destek verilmelidir.