Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Barış için, kendi hayatını feda eden, Hz. Peygamberin torunu İmam Hasan'ın şehit edilişinin yıl dönümü, bu gün. Yazar Ahmet Turgut'un bu özel güne has yazdığı yazısı...
-Bugün Hz. Hasan'ın (a.s) Şahadet Yıl dönümü-
O; Resulullah'ın "Oğlumdur!" buyurduğu İki Güzelin ilkiydi. Hicretin 3.yılında dünyaya geldi. İlk eğitimlerini aldığı Dedesi ve annesiyle sekiz yaşına kadar birlikteydi. Babası Hz.Ali (s.a) şehit edildiğinde 36 yaşındaydı. Halk ve devlet güçleri ona biat edince 5.Raşid Halife oldu. Fiilen iç savaş başlatmış olan Muaviye bin Ebu Süfyan, Hz. Hasan'a karşı da birlik topladı. Rüşvet ve vaadlerle Hz.Hasan'a bağlı komutanları kendi saflarına çekmeyi başardı. Mücadelenin nihayetinde tarihe "İmam Hasan Muahedesi" olarak geçen yazılı bir antlaşma bıraktı.
Buna göre Hz. Hasan Devlet Başkanlığından şartlı olarak feragat ediyordu. O günler için en kritik madde; Muaviye öldükten sonra hakkın sahibine rücu edeceğiydi. Yazılı olan bu kayıt için taraflar Allah'ın Adı üzere yemin de etmişlerdi. Muaviye bin Ebu Süfyan'ın 62, Hz. Hasan'ın ise 36 yaşında olmalarından dolayı genel kanaat yakın zamanda Hak Sahibinin görevine geri döneceği yönündeydi.
Lakin ilerleyen günlerde Hz.Hasan'a suikast teşebbüsleri başladı. Antlaşmanın 8.yılında nihai hamle için Hz. Hasan'ın eşi Cude binti Eşas ile işbirliğine gidenler, Resul'ün Ciğerparesini elmas tozu ile zehirlemeyi başardılar. Güya bu şekilde antlaşmanın en kritik ayağını kendi lehlerine aşabileceklerdi. Tarihçiler suikast ortağı olan Cude'nin -Şam sarayına gelin gitme- vaadiyle kandırıldığını belirtirler. Ancak Muaviye bin Ebu Süfyan; "Bina çıkıldıktan sonra iskelesi sökülüp atılır" diyerek sözünde durmaz ve işbirlikçi olan kadını öldürür.
Hz. Hasan, kardeşi Hz. Hüseyin'e -Güzelliğin Diğer Yarısına- vasiyetlerini bildirirken; "Benim için kimseyle bir damla dahi kan dökülmesin" buyurmuştur. Zira O; 'Emredildiğinde savaşan ama sonunda mutlaka barışa uzanan Nebi'nin Oğludur...
-Salât ve Selâm Resul'ün ve Sevdiklerinin üzerine olsun-